atölyedenişler

Dedemin tahtadan masaları vardı, sandalyeleri, saatleri… Küçük bir çocukken atölyesinde meraklı gözlerle dolaşırdım. Üşenmeden her bir parçanın ne işe yaradığı, nasıl...

Dedemin tahtadan masaları vardı, sandalyeleri, saatleri… Küçük bir çocukken atölyesinde meraklı gözlerle dolaşırdım. Üşenmeden her bir parçanın ne işe yaradığı, nasıl kullanıldığını uzun uzun anlatırdı. Bir sabah herkes uyurken atölyeye girdiğimde üzeri örtülmüş bir obje gördüm. Hemen sandalyeyi masanın önüne çekip, üzerine çıkıp örtüyü kaldırdım. Antika arabaların pandizotunda kullanılan ahşap hoparlör yuvalarını bir gece lambasına dönüştürmüştü. Büyük bi şahesere bakar gibi izledim. Dedem benim kahramanımdı. Bense onun ilk göz ağrısı, toranagasıydım. Ondan öğrendiklerimle başlayan bu macera, onun hatırasının kıyısında ürettiklerimle devam ediyor. Aslında yaptığım hiç bir şeyi bir gün satacağım aklıma gelmezdi. Ama bu küçük atölye bunca şeyi saklayacak kadar büyük değil, ve dedemden izleri taşıyan bu işlerin başka evlerde, başka insanların hayatını renklendireceği fikri oldukça mutlu edici geldiğinden bu küçük atölyeyi sizlerlede paylaşmayı istedim….