atolyedenisler

Dedemin tahtadan masaları vardı, sandalyeleri, saatleri… Küçük bir çocukken atölyesinde meraklı gözlerle dolaşırdım. Üşenmeden her bir parçanın ne işe yaradığı, nasıl...

Dedemin tahtadan masaları vardı, sandalyeleri, saatleri… Küçük bir çocukken atölyesinde meraklı gözlerle dolaşırdım. Üşenmeden her bir parçanın ne işe yaradığı, nasıl kullanıldığını uzun uzun anlatırdı. Bir sabah herkes uyurken atölyeye girdiğimde üzeri örtülmüş bir obje gördüm. Hemen sandalyeyi masanın önüne çekip, üzerine çıkıp örtüyü kaldırdım. Antika arabaların pandizotunda kullanılan ahşap hoparlör yuvalarını bir gece lambasına dönüştürmüştü. Büyük bi şahesere bakar gibi izledim. Dedem benim kahramanımdı. Bense onun ilk göz ağrısı, toranagasıydım. Ondan öğrendiklerimle başlayan bu macera, onun hatırasının kıyısında ürettiklerimle devam ediyor. Aslında yaptığım hiç bir şeyi bir gün satacağım aklıma gelmezdi. Ama bu küçük atölye bunca şeyi saklayacak kadar büyük değil, ve dedemden izleri taşıyan bu işlerin başka evlerde, başka insanların hayatını renklendireceği fikri oldukça mutlu edici geldiğinden bu küçük atölyeyi sizlerlede paylaşmayı istedim….

Adım Gökcem Yazıcı, Atölyeden işler isimli dükkanın sahibiyim.Trabzonluyum. Küçük aile işletmemizin bi bölümünü gasp etmiş bulunmaktayım ve giderek genişleyen bir alanda çalışmalarımı sürdürüyorum.

Müşterilerin benim tasarımlarımı tercih etmesinin en önemli sebebi aldıkları ürünün onlara özel olduğunu bilmek.

Her öğrenci gibi bir çok işe bulaşmışlığım var, hali hazırda öğrenim gördüğüm grafik bölümünde öğrencilik hayatımı sürdürmekteyim.Elinden her iş gelen insanlar vardır ya, her sorun için bir çözüm üreten işte dedem onlardan biriydi. Çok küçük yaşlardan itibaren atölyesinde onunla birlikte vakit geçirmeye başladım. Tabi o zamanlar bir şeyler yaratmaktan ziyade parçalamak ilgimi çekiyordu. Dedemin ölümünden yıllar sonra, onun atölyesinden kalanlar ve doğaya olan tutkumun bir araya gelmesiyle hikayem başlamış oldu.

Ahşapla haşır neşir olmayı çok seviyorum, haliyle tasarımlarımda bu yönde ilerliyor. Geri dönüşüm hassas olduğum bir konu, okulda, iş yerinde, tatilde, anlayacağınız bulunduğum her yerde doğada yok olmaya bırakılmış, kullanabileceğim her şeyi sırtlayıp atölyeme taşıyorum. Bu yüzden tasarladığım her ürün kendi hikayesini yaratıyor da diyebilirim. Umudum onlara sahip olacak kişilerin hikayelerinde de bir yer bulmaları.

En çok kullandığım malzeme ahşap, ama tasarımları tamamlıyacak gözüme hoş gelen ve daha kullanışlı olmasını sağlayan her türlü materyali  kullanmaya çalışıyorum, hatta son dönemde seramik ve heykelle ilgili eğitimlere katılıyorum, bundan sonraki çalışmarımda daha farklı tasarımlar üretebileceğime inanıyorum. 

Şuan bulunduğum nokta tahmin ettiğim bir yer değildi. Atölyemi ilk kurduğum zamanlar yaptığım tasarımları satmak aklımda olan bir şey değildi. Aynı düşünceyle çalışmaya devam ettiğimden tasarladığım hiç bir ürünün tekrarını yapmıyorum.